• Haberler
  • Sağlık
  • Türkiye Kamu-Sen'den Muğla'da 'Ekonomik Kayıp' Uyarısı: 'Enflasyon Farkı Zam Değildir'

Türkiye Kamu-Sen'den Muğla'da 'Ekonomik Kayıp' Uyarısı: 'Enflasyon Farkı Zam Değildir'

Türkiye Kamu-Sen Muğla İl Temsilciliği, Menteşe'de düzenlediği basın açıklamasında memur ve emeklinin sesi oldu. Türk Sağlık-Sen Muğla Şube Başkanı Mehmet Ataş, enflasyonun altında kalan maaş zamlarına, eriyen alım gücüne ve adaletsiz vergi sistemine dikkat çekerek yoksulluk sınırının 100 bin TL'ye dayandığı bir ortamda 'Enflasyon farkı zam değildir, refah payı şarttır' mesajını verdi.

Türkiye Kamu-Sen Muğla İl Temsilciliği adına açıklama yapan Türk Sağlık-Sen Muğla Şube Başkanı Mehmet Ataş, kamu çalışanları ve emeklilerin yaşadığı ekonomik darboğaza dikkat çekti. Ataş, enflasyon oranlarının altında kalan maaş artışlarını eleştirerek, refah payı talebini yineledi.

Türkiye Kamu-Sen Muğla İl Temsilciliği, kamu çalışanlarının ve emeklilerin mali durumuna ilişkin Menteşe Sınırsızlık Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenledi. Topluluk adına konuşan Türk Sağlık-Sen Muğla Şube Başkanı Mehmet Ataş, resmi enflasyon verileri ile maaş zamları arasındaki dengesizliğe vurgu yaparak, mevcut ekonomik koşullarda memur ve emeklilerin alım gücünün düştüğünü belirtti.

"Refah Payı Olmayan Artış Zam Değildir"

Konuşmasında enflasyon farkının bir maaş zammı olarak nitelendirilemeyeceğini savunan Ataş, "Enflasyon farkı zam değildir. Refah payı olmayan maaş artışına zam denmez" ifadelerini kullandı.

Ataş, 2025 yılı resmi enflasyonunun yüzde 30,89 olarak gerçekleşmesine rağmen, memur maaşlarına yapılan artışın yüzde 22,5 seviyesinde kaldığını hatırlattı. Bu tablonun maaşlarda erimeye neden olduğunu belirten Ataş, son iki yıl baz alındığında memur ve emeklilerin toplamda 18,53 puanlık bir reel kayıp yaşadığını dile getirdi.

Maaşlar Yoksulluk Sınırının Gerisinde

2026 yılının ilk maaşlarına ilişkin verileri de paylaşan Ataş, yapılan son artışlarla birlikte en düşük bekar memur maaşının 58 bin 200 TL’ye, ortalama memur maaşının ise 64 bin 100 TL’ye yükseldiğini ifade etti. Ancak Ataş, yoksulluk sınırının 100 bin TL’ye dayandığı bir ekonomik ortamda bu rakamların geçim için yetersiz kaldığını vurgulayarak şunları kaydetti:

"Bugün gelinen noktada memur maaşları yoksulluk sınırının, emekli maaşları ise açlık sınırının altında kalmıştır."

Emeklilik Sisteminde ve Vergide Adalet Çağrısı

Basın açıklamasında emeklilik sistemindeki yapısal sorunlara da değinildi. Özellikle çalışanlara verilen "ilave ek ödemenin" emekli aylıklarına yansıtılmamasının, görev maaşı ile emekli maaşı arasındaki makası açtığı belirtildi. En düşük memur emeklisi maaşının asgari ücretin altına düştüğünü söyleyen Ataş, bu durumun çalışanları emeklilikten uzaklaştırdığını ifade etti.

Vergi politikalarına yönelik eleştirilerini de dile getiren Ataş, gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kalması nedeniyle çalışanların vergi yükünün arttığını savundu. Ataş, ücretliler için gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi gerektiğini belirterek, "Vergide adalet sağlanmadan ücrette hakkaniyet mümkün değildir" dedi.

"Güvenceli İstihdam İstiyoruz"

Kamudaki ücret adaletinin bozulduğuna dikkat çeken Mehmet Ataş, aynı işi yapan fakat farklı statüde bulunan personel arasında maaş farkları oluştuğunu belirtti. Yardımcı hizmetler sınıfı, idareciler, öğretmenler, akademisyenler ve teknik personelin mali haklarının iyileştirilmesini talep eden Ataş, güvencesiz istihdam modellerine karşı olduklarını vurguladı. Talep edilen sistemin "kadroya dayalı, tek tip ve güvenceli" olması gerektiği ifade edildi.

Ataş açıklamasını; insanca yaşam, adil ücret ve istihdamda güvence taleplerini yineleyerek, "Memur ve emeklilerin emeğinin karşılığı verilmelidir" sözleriyle tamamladı.

Bakmadan Geçme