Oklava Yok, Yufka Yok! Milaslı Kadınların 'Dökme Hamur' Mucizesi
Milas mutfağının en 'kopyalanamaz' lezzeti Çaykama, dışarıdan bakınca bir tepsi böreği gibi görünse de, sırrı ne açılan yufkasında ne de fırınında. Onu sadece Milas'ta özel kılan o 'vahşi' formülün peşine düştük.
Milas'a dışarıdan gelen bir misafirin önüne "Çaykama" koyduğunuzda, ilk tepkisi genellikle "Aaa, otlu börek mi?" olur. Bir Milaslı ise bu soruya sadece tebessüm eder. Çünkü o bilir ki, Çaykama bir börek değildir. Pide hiç değildir. O, Milas coğrafyasının tabağa dökülmüş halidir.
Ustalık İster: Yufka Değil, 'Dökme Hamur' (Uzmanlık) Çaykama'yı başka şehirlerde deneyip de "Milas'taki gibi olmadı" diyenlerin yanıldığı ilk nokta hamurudur. Çaykama, oklavayla açılan bir yufkadan yapılmaz. Yerel ağızla "sulu hamur" veya "dökme hamur" denilen, krep kıvamına yakın özel bir karışımla hazırlanır. Ustalık, o hamurun ne çok cıvık ne de çok katı olmamasında, tepsiye döküldüğünde otları tam kararında kucaklamasında gizlidir.
Doğanın İmzası: O Otlar Başka Yerde Yok (Deneyim ve Otorite) Ama asıl sır, ne unda ne de suda... Asıl sır, Milas'ın dağlarında, ovalarında kendiliğinden biten o vahşi otlarda. Bir Çaykama'nın gerçek Çaykama olması için içine sadece ıspanak veya pırasa koymak yetmez.
Mevsimine göre arapsaçının o anason kokulu aroması, ebegümecinin yumuşaklığı, gelincik otunun, kenkerin ve turp otunun o hafif acımsı ama iştah açan dengesi gerekir. Bu otlar, Milas'ın toprağından aldığı mineralle, güneşiyle başka bir kimliğe bürünür. Başka bir şehrin pazarından aldığınız aynı ot, bu lezzeti vermez.
Son Dokunuş: Memecik Zeytinyağı Ve tabii ki, tüm bu orkestrayı yöneten şef: Milas'ın dünyaca ünlü zeytinyağı. Çaykama, zeytinyağını sever, hatta tabiri caizse zeytinyağında "yüzer". O hamurun çıtırdayıp altın sarısı rengi alması, otların kurumadan pişmesi ancak kaliteli bir Milas zeytinyağı ile mümkündür.
Kısacası Çaykama; Milas'ın toprağı, güneşi, yağmuru ve zeytini bir araya gelmeden, başka bir coğrafyada taklit edilemeyen bir "coğrafi lezzet mührü"dür.