Milas'ta Köylülerin 'Burun Yağı' Dediği Efsane Gerçek Çıktı! Zeytin Sütü Neden Altın Kadar Kıymetli?
Fabrika tanklarında değil, taş değirmenlerin kuytularında saklanan bir sır... Milas'ta 100 kilo zeytinden preslenmeden, ısı görmeden, sadece kendi sızıntısıyla 1 kilo elde edilen 'Zeytin Sütü', şifa arayanların yeni gözdesi. Mide ağrısından cilt yaralarına kadar her derde deva olan, köylünün 'Burun Yağı' dediği bu 'sıvı altını' bulmak neden neredeyse imkansız? İşte Milas'ın en saf mucizesi...
Milas'ta zeytinyağı bir kültürdür, ama bu işin "nirvanası" bambaşkadır. Çoğu kişi "Soğuk Sıkım" zeytinyağını en kalitelisi sanır. Oysa Milas'ın köklü zeytin üreticilerinin kendileri ve torunları için ayırdığı, parayla bile zor satın alınan bir sırrı vardır: Zeytin Sütü.
Neden "Süt" Deniyor? Bu ismin sütle bir ilgisi yok, saflığı ve nadirliğiyle ilgisi var. Eski usul taş değirmenlerde veya butik üretimde, zeytinler kırılıp hamur haline getirildiğinde, hiçbir pres baskısı uygulanmadan, sıcak su verilmeden beklenir. Zeytin hamurunun en üstüne, kendi cazibesiyle sapsarı, incecik bir yağ tabakası çıkar. İşte zeytinin, hiçbir zorlama olmadan insanlığa sunduğu o ilk öze "Zeytin Sütü", "Burun Yağı" veya "Çiğ Yağ" denir.
100 Kiloda 1 Kilo! Bunu bulmak neden mi imkansız? Çünkü verimliliği çok düşüktür. Normal sıkımda 4-5 kilo zeytinden 1 kilo yağ alırsınız. Ama Zeytin Sütü yönteminde, o ilk damlaları topladığınızda 100 kilo zeytinden ancak 1-2 kilo ürün alırsınız. Bu yüzden ticari olarak satılması zordur, genelde üretici "eşe dosta, hastaya şifa olsun diye" ayırır.
Mide ve Cilt İçin "Doğal Serum" Isı ve basınç görmediği için zeytinin içindeki fenol bileşenler, vitaminler ve antioksidanlar bu sıvıda %100 oranında korunur. Milas'ın yerlileri bunu yemeklere koymaya kıyamaz. Genellikle sabahları aç karnına bir çorba kaşığı içilir. Mideyi tamir ettiğine, cildi gençleştirdiğine ve vücuttaki iltihabı sildiğine inanılır.