• Haberler
  • Gündem
  • 6 Şubat Kalbimizin Enkaz Altında Kaldığı O Uzun Gece...

6 Şubat Kalbimizin Enkaz Altında Kaldığı O Uzun Gece...

Bundan tam 3 yıl önce, saatler 04.17'yi gösterdiğinde sadece binalar değil, hayallerimiz de yıkıldı. 11 ilin gökyüzü aynı feryatla kaplanırken, Türkiye tarihinin en uzun gecesine uyandı...

Tam üç yıl önce bugün, Türkiye saatiyle 04.17’de dünya üzerimize yıkıldı. O sabah sadece binalar devrilmedi; hayaller, düğünler, çocuk gülüşleri ve binlerce yarım kalmış hikâye enkazın altında sessizliğe gömüldü. Bugün 6 Şubat... Takvimler ilerlese de, kalbimiz o dondurucu ayazın yaşandığı o dakikada asılı kaldı.

6 Şubat Kalbimizin Enkaz Altında Kaldığı O Uzun Gece...

Karanlık ve O Bitmek Bilmeyen Çığlık

Her şey bir saniyede oldu. Derin bir uğultu, ardından gelen sarsıntı ve karanlık... 11 şehrin gökyüzü aynı anda toz bulutuyla kaplandı. Kar yağıyordu, hava buz gibiydi ama insanlar çıplak ayakla, sevdiklerinin sesini duyabilmek için beton yığınlarının tepesine fırladı. O günlerde hepimizin kulağında tek bir soru yankılandı: "Sesimi duyan var mı?" O soru, sadece betonun altına değil, aslında hepimizin vicdanına sorulmuştu.

6 Şubat Kalbimizin Enkaz Altında Kaldığı O Uzun Gece...

Bir Milletin Vicdan Koridoru: O Tırlar...

Haberler duyulur duyulmaz Türkiye’nin dört bir yanından bir motor sesi yükselmeye başladı. Hani videolarda gördüğümüz, yolları alev almışçasına yaran o tırlar var ya... İşte onlar o gün sadece yardım malzemesi değil, bir halkın kardeşine uzattığı can ipiydi. Şoförler uykusuzdu, yollar çatlaktı ama durmadılar. Freni olmayan bir hırsla, "belki bir nefese yetişirim" diyerek bastılar gaza. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye akan o kamyonlar, aslında bu toprakların sarsılmaz kardeşliğinin kanıtıydı.

6 Şubat Kalbimizin Enkaz Altında Kaldığı O Uzun Gece...

Gidenlerin Ardından Kalan Sessizlik

Bugün Hatay’ın dar sokaklarında yürürken, Kahramanmaraş’ın çarşısında dolaşırken veya Adıyaman’da başınızı yukarı kaldırdığınızda o büyük boşluğu görüyorsunuz. Evet, gidenlerin yeri dolmuyor. Bir annenin evladına son kez bakışı, bir babanın enkaz altında tuttuğu o el... O elin sıcaklığı hafızalardan hiç silinmeyecek. Biz 6 Şubat’ta sadece canlarımızı değil, çocukluğumuzun geçtiği sokakları, ilk buluştuğumuz parkları ve hatıralarımızın geçtiği evleri de toprağa verdik.

6 Şubat Kalbimizin Enkaz Altında Kaldığı O Uzun Gece...

Geçen üç yılda, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için devletin tüm imkanları seferber edildi. Binlerce yeni yuva yükseldi, mahalleler yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Yapılan yollar, dikilen binalar fiziksel bir onarımın parçası olsa da asıl onarım, insanların birbirine olan inancıyla gerçekleşiyor. Şehirler inşa edilirken, kalplerdeki o büyük boşluk da birbirimize sarılarak dolmaya çalışıyor.

6 Şubat Kalbimizin Enkaz Altında Kaldığı O Uzun Gece...

Unutmayacağız…

Bugün, kaybettiğimiz 53 binden fazla vatandaşımızı rahmetle anıyoruz. Onlar bizim için birer sayı değil; birer eş, anne, baba, evlattı. 6 Şubat, bizim için acının ve aynı zamanda küllerinden yeniden doğmanın adıdır.

Biliyoruz ki, enkaz altındaki son canın acısı dinene kadar bu sızı bitmeyecek. Ama yine biliyoruz ki, biz el ele verdiğimiz sürece hiçbir sarsıntı bizi yıkamayacak.

Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

haberin videosunu izlemek için tıklayınız

Bakmadan Geçme